Son zamanlarda çokça, karşılıksız bir aşk besliyormuşum gibi hissediyordum kardeşime; varlığına, eski anlayışına ihtiyaç duyduğum, biraz ilgi beklediğim yine de umursamazlığına rağmen önemsemekten vazgeçemediğim biri. Uzun zamanlı ayrılıkların insanların hayatını nasıl farklı yerlere çektiğini ve eskinin en iyi dostlarının dahi biraraya geldiğinde birbirlerinden ne kadar uzaklaştığının gözlemleri acımasız bir umutsuzlukla geliyor insanın zihnine; şu anda bile ne kadar uzakta olduğunuzu göz önüne alınca bir de...
Gitmesinden bir-iki saat önce kardeşiyle kavga eden morosophe aslında çaresizlik içinde bir insanı temsil ediyordu ev sahnesinde; "Bir şeyleri unutmuşum gibi geliyor." diyen kardeşine "Bu kadar erken gidersen unutursun tabi." diyerek yetiştirmek için gece-gündüz beraber çalışı
"Son Akşam Yemeği", dört kişilik ailede üçüncü havari olmadan yendi.
Vedalaşmadılar.
Dinlediği şarkılarla bile kardeşini hatırlayan o küçük ablaya acıyorum. Nefesim Nefesine'de şöyle diyor Livaneli: "Sağ olsam gelmez idin, öldüm yasa mı geldin?"










okul mu uzadı
--
...all beauty must die
urban news: [link]
--
si vis pacem para bellum
--
Previous Page12345...Next Page